28 Mart 2008 Cuma

FİDAN DİKİM FAALİYETLERİ - GÖREV BAŞINDAKİLER

Memleketimden Sayın Selahattin GÜNEY'in büyük özverisi ve Orman Bölge Müdürümüz Sayın Akif YILMAZ'ın katkıları ile temin ettiğimiz fidanlarımız elimize geçti.
Ülkemiz topraklarının ağaçlandırılması faaliyetleri çerçevesinde bireysel katkılarımızı ifa edebilmemiz konusunda bizlerden yardımlarını esirgemeyen bu kişilere tekrar tekrar teşekkürler.


Kargodan teslim aldığım fidanları gece balkonda soğuk havada bıraktım.



Görünüş itibarı ince olmaları dolayısı ile az görünebilir ancak sayıları oldukça fazla ( dikime başlayınca anladım ne kadar çok olduklarını ama hiç sorun değil çünkü bu sene benim ağaç dikme yılım ve sanırım bu yıl diktiğim ağaç sayısı 1000 tane falan olmuştur)



Biz fidan dikimine başladık yağmurda başladı, şansımız yaver gidecek ya... Can suyu vermeye gerek kalmadı fidanların dibine.




Bacanakla sırayla dikim çukurları açıp iş paylaşımı yapıyoruz; biride bizi kontrol ediyor.



Bugün kovanlarda yapmam gereken birçok iş olduğundan dolayı fidanların bir kısmını haftaya bırakmak zorunda kaldım,toprak altında emniyete almayı ihmal etmedik...




Bu çiçekli bitki türü bu günlerde her tarafta açtı ve güzelliği harika bir çiçek türü,arılar sürekli üstünde,sanırım kırmızı renkli polen deposu bu çiçek; Yüce yaradan her daim bir nimet veriyor yarattıkları rızıklansın diye.

Çiçeklerin birinin dönemi kapanıyorsa diğerininki başlıyor bu ne denge, bu ne güzel sistem böyle görmesini bilene...



Güzelliğine diyecek yok.



Görev başındakiler dedik ya, işte görev başında olan biri; çektiğim bir çok resimden en güzel odaklananlardan biri .





Bu çiçek türüde arazide bol miktara bulunan ve aynen hanımeli çiçeği gibi koparıldıgında içinden resmen nektar akışını çıplak gözle görebildiğimiz güzelliklerden biri.




Tam tepeden çektim , aslında değişik açılardan poz istedim bu çalışkan kızımızdan ama görüntülenmekten pek hoşlanmayan yapıları var .



Nasılda iğneyi daldırmış içeri, bende fırsatları değerlendiriyorum bu arada



Öylesine işe kaptırmışlarki kendilerini sen ne yaparsan yap .



Bugün hiç hesapta olmayan bir iş yaptım,kendi hesabımca böyle bir uygulama yapacağım düşüncesi hiç aklımda yoktu ama malesef yapmak zorunda kaldım.

Resimde görülen 29 nolu kovanda bulunan 9 çerçeve içinde orta kısımlarda bulunan çerçevelerin 3 tanesinde bol miktarda ana memesi asılmış durumda idi.Hafta içi çalışıyor olmam dolayısı ile yakından takip edemediğim kovanlarım hazır bu kadar nüfus artmışken oğul vermesin diye hemen yan tarafa koyduğum yeni kovana 5-4 sayıları ile paylaştırıverdim.Ana kaldı bir tarafta memeli çerçeveler gitti 25 nolu kovana.Tek başına bu işleri yaparken hem fotoğraf çek hem memeleri kontrol et hem anayı bul hem çerceveleri uygun paylaştır derken bu işlerin hiçte kolay olmadıgını işi kavradıkça anlamaya başladım...


Bu fotoğrafta 26 nolu kovan nüfusu oldukça yoğun olduğundan dolayı yapmış olduğum çerceve kontrollerinde ana memesine rastlamadım ama eğer katı vermeseydim sanırım bu kovanda yakında oğula meyledebilecek derecede hızla gelişen kovan durumundaydı.Yapılması gereken en uygun hareketin kat vermek olacağına karar vererek alttan 2 çerceve üst kata atıldı,aşağıya 2 temel petek, üstte dışlara 2 temel petek;bundan sonrası şuruplamaya devam nektar akımının yakın oldugu günlere kadar.


Arılarla uğraşırken elimizin üstünde kokumuzu algılamaya çalışan öncü birlikler;bir elde arılar bir eldede fotoğraf makinası.Zor iş zorrrr.



Bizim şımarık karnı doydu,yeterince benle oynadı şimdide şirin şirin yatıyor.Ne güzel hayvan,insanoğlu nasıl kıyıyor bu canlıya...

26 Mart 2008 Çarşamba

Bu çiçekte bal yada polen varmı?


Arıcılık demek çevredeki floranın da yakından takip edilmesi ve ona göre uygulamalar yapılması demek.En azından arıcılığın temel koşullarından biri flora bilgisine haiz olmak.


Flora takibi yapmak, tabiattaki bitki türlerinin ismen tanınması ve arıcılığa ne kadar faydalı olup olmayacaklarının iyi bilinmesi , nektarmı veriyor polenmi veriyor ayrı ayrı tüm bitkileri olmasada en azından çevremizdekileri iyi bilmek arıcılığın temel öğelerinden.


Bu nedenle arıcılık hastalığının hayatımızın bir parçası olmasına paralel olarak tabiata olan merakımız ve hayranlığımız sürekli artmakta.Ne çareki kendi adıma konuşmam gerekirse bu konuda ne kadar bilgi yoksunu olduğumu arıcılığa başladıktan sonra farkettiğimi ifade edebilirim.

Dolayısı ile etrafımda gördüğüm her türlü çiçeği ,bitkiyi ve ağacı tanımaya öğrenmeye çalışıyorum.Hangi mevsim hangi ağaç çiçek açar,hangi çiçek ne zaman açar, ne kadar süreyle çiçeklenme süreleri devam eder, yıl boyu bunları çevremde yaptığım gözlemlerle not alıyorum.


Yıl boyu dönem dönem çeşitli çiçek türleri yeşerdikçe burda yayınlayacağım;bu çiçeklerin ilkini bu konuda bilgisi olanların görüşüne sunuyorum.Bu günlerde etrafta bolca bulunan bu sarı renkli çiçekten bol miktarda var ve arılar çok yoğun olmasada bu çiçeklerin üstündeler.

24 Mart 2008 Pazartesi

Arı otu ( faselya) ekimi yaptım

Bir süredir sürdürmeyi düşündüğüm bahçede en sonunda traktör sahibi vatadaşın keyfi olunca geldi ve bahçeyi sürdürdük.



Geçen yıldan bloglarda ve bazı sitelerde ismini gördüğüm arı otu ekmek için bana fırsat doğmuş oldu.Mahallede tesadüfen gördüğüm tohumcuya uğrayıp sipariş verdim ve bir hafta sonra söz konusu tohumu 1 kilosu 20 YTL den aldım.



Yetişme süresi sorularıma aldığım cevaplara göre tahminen 70 gün olan faselya tohumunu serpiştirmek kaldı bize ve daha sonrasındada topragı çapalattırdık tabi.



Bal ve polen olarak bize ne kadarı dönecek tam olarak bilemiyorum ama sonuçta tecrübe kazanmış olacağım bu konuda.En azından nasıl bir bitki ve ne kadar bal verdiğini öğrenmiş olacağım, umarım emeklerim boşa gitmez.


Haydi hayırlısı

22 Mart 2008 Cumartesi

KLASİK CUMARTESİ FALİYETLERİ

Arılıktayız,zaten hayalimizde bu ya !


Gereksiz yere iğnelenerek arı nüfusuna eksi yönde etki yapıp hem onları hem kendimizi üzmemek için öncelikle körük yakıyorum; bu körüğü yakmakta her zaman zor geliyo tabi...


Arılarımız her zamanki rutin işlerine devam ediyorlar, görev paylaşımı nasıl yapıldıysa bazıları polen getiriyor bazıları su ama başka ne geliyor bilemiyoruz tabi


Geçen yıldan kalma 2 adet kovanım halen çok geriden geliyor, diğerlerine oranla yeterli gelişmeyi gösteremediler; bunların tabi gelişme hızları nüfusun kalabalıklığı ile doğru orantılı.Dolayısı ile gelişim hızı yüksek olan kovanlardan bunlara yavrulu ve arılı çerceve takviyesi yapmak şart oldu.Takviye birleştirmesinde üstatlarımdan birinden öğrendiğim yöntemlerden biri: birleştirme esnasında bir kaç damla kekik yağı katılmış suyu sprey halde çerçevelerin üstüne sıkmak.Daha önce bu işte materyal olarak gülsuyu kullanıyordum ancak bu kekik yağı kokusu daha sorunsuz bir birleştirme sağlıyor


Kovanları açmadan evvel yaptıgım çalışmalardan biride bu hafta sonu 3. doz uygulayacağım formik asit çözeltisini hazırlamaktı.Kullandığım şırınga çözeltiyi hazırlamam konusunda iyi bir ölçek benim için


Çerçevelerin üstüne koyduğum pamuklu emici materyale formik asiti ölçeğine göre 25 ml enjekte ediyorum ve bu pedi daha sonra yanda bulunan boşluğa kovan tabanına yerleştiriyorum.Çünkü pamuğa emdirdiğim formik asit o bölgedende kolayca buharlaşıp kovan içi sirkülasyonla etki ediyor arılara.Uygulama anında hava sıcaklığı 21 C




Kovan içi kontrollerinde dikkatli ve itinalı şekilde çerceve çıkartıyorum, ana bu ne zaman nerde olacağı pek belli olmaz.Ayrıca bu dönemde koloni kontrollerini sıklaştırmak ve ana memelerine karşı artık yavaş yavaş hazırlıklı olma zamanı geldi diyebiliriz.


Geçen hafta başka bir kovanda gördüğüm bu manzara şimdi bir başkasında cıktı karşıma, gereken yapıldı tabikiiii


Çerçevelerde yavrular ananın yumurta attığı bölgelere göre dönemsel olarak kimisi doğmuş kimisi sırasını bekliyor ama stoktaki bal miktarındaki azalma dikkat çekici


Güzel bir tablo olabilecek foto

Ama bu daha güzel tabloluk fotoğraf (hem arıcı hem fotoğrafçı gözüyle bakmak gerekirse tabi).


Takviye yapacağım kovanın yanına koydugum boş kovan ve vereceğim arılı yavrulu çerceve,kısa bir süre bu sekilde bekledikten sonra yaşlılar kendi kovanlarına gidiyor kalan gençler ilave edilecekleri kovana


Buda başka dalakçı kolonimiz, çerçeve yetmemiş kızlara, işin ilginç tarafı ana hanfendide o bölgede yakalandı



Bugün dikkatimi çeken bir olay var, geçen hafta zayıf kolonilerin her ikisinede hem şurup hemde kek vemiştim.Birinde kek bitmiş şurup duruyor diğerinde kek duruyor şurup bitmiş.Bana ilginç geldi nedenini tam anlayamadım ama!


Birleştirme esnasında barışçıl çözüm: kekik yağı damlatılmış su spreyi


Valla yalan yok, bahçede bu çiçekten çok var ama adını bilemiyorum.Görünüşü harika olan narin görünümlü güzelliklerden biri


19 Mart 2008 Çarşamba

Çerçeve teli ısıtma trafosu

Geçen yıl Halil Bilen üstadımın balmumunu tele tutturma konusunda blogunda bir önerisi vardı. Bu öneri, otomobil aküsünden çekilen iki adet kablonun çerçede gerili olan telin her iki ucuna kısa süreli değdirilmesi suretiyle kısa devre oluşturmak ve bunun sonucunda bir an için telin ısıtılmasını sağlamaktı; dolayısı ile tellerin üstünde yatık durumda bulunan balmumunun çerçeceye kolayca adapte edilmesi şeklinde idi.


Bu ana fikirden yola çıkarak böyle bir uygulamayı evde nasıl yaparım şekinde düşünürken işyerinde konuyu açtığım bir elektrik ustasının yardımıyla basit bir ısıtıcı düzeneği hazırladım.



Resimde görülen trafo, spot lamba adaptöründen başka bir şey değil; girişi 220 çıkışı 12 volt olan basit bir tarfo.


Yaptığımız tek şey giriş kablolarına 220 V elektrik vermek, çıkış kablolarınıda uzatarak çerçeve üzerinde kullanılabilecek şekilde ek yaparak uzatmaktı.Sonrasında bütün olay tel gerili çerçeve ile temel peteği hazırlamak.

Tabi bu uygulamayı yapabilmek için kullanılan akım şiddetinin miktarına göre çerçeve teline temas süresini iyi ayarlamak gerekiyor.Uzun süre akım verildiğinde tel fazla ısınacağından dolayı üzerindeki balmumunu tel boyunca tamamen eriterek 4 eşit parçaya bölmesi işten bile değil.Dolayısı ile bir kaç sefer balmumu ziyan etme olasılığından sonra kazanılan tecrübe oldukça işe yarıyor ve hem kolay hemde daha sağlıklı bir montaj şekli ortaya çıkıyor.

16 Mart 2008 Pazar

Resimler her şeyi anlatıyor

Formik asit uygulama pedinin etrafını hemen çevirmişler ve beze yapıştırmışlar , kovanın ilk açtıgımızdaki manzara bu idi.

Kovanlarımdan birinde mevcut çerçeveler yetersiz gelmiş olacak ki şurupluğun altına petek örmüşler, hemen gereken yapıldı ve ilave çerceve verildi.

Şurupluğun altından kopardıgım peteğe dikkatle baktığımda ne görsem iyi , ana arımız hemen yumurtalarını bırakmış bile erkek arı için oluşturulmuş olan gözlere;burdan çıkardığım sonuç kısaca şu:Ana arının yumurtlama hızı oldukça artmış durumda ve arılara mevcut çerceveler az gelmeye başlamış...


Giriş deliğinin hizasından değişik bir resim alalım niyetiyle fotoğraf makinasının deklanşörüne bastımızda yakalanan görüntü, resimler pc ye aktarılınca ortaya çıktı.Tam giriş deliğinin hizasında kaldırılmayı bekleyen cenaze bekliyordu, tarafımızca ücretsiz olarak işlem tamamlandı.

Arıların su içme faaliyetinden iyi bir kare yakalıyım dedim ama çektiğim bir çok resimden çoğusu flu çıktıgından en güzellerini seçmek zorunda kaldım, bunlarda fena değilmiş.Altta görülen resim büyütüldüğünde arının vücudundaki tüyler bile resimlenmiş.



Polen toplayıp gelmiş ama aklı halen dışarda

Benim bahçede boş zamanlarımdaki yegane eğlencem, oyun oynasın , yesin içsin yatsın; arıcılıkta bana yardım etse hadi neyse


Arılıktaki termometre,bugün hava öğlen 20 akşam 15 derece idi


Daha çok bombus arılarının ziyaret ettiği salım şeklinde polen deposu çiçek türü, bal arıları iri cüsseli bombuslardan korkuyormu ne! pek yaklaşamıyorlar
Arıcılık merakımızın başladığı ilk günlerden bu yana ağçların çiçeklenme dönemlerini takip eder olduk, çiçeklenme dönemleride ayrı bir güzellik tabi bizim için
Armut ağacının çiçeklerinden rızkını toplayan çalışkan kızlarımız
Laleleri toplayan kişiler bahçeye giremez olduktan sonra sayıları oldukça arttı, güzellikleri bir başka oldu toplanmayınca...