21 Nisan 2008 Pazartesi

Ana kontrol et, çerçeve düzenle, çerçeve ver,bal polen geliyomu bak,vs vs.



Bulabildiğimiz her fırsatta arılıkta bulunmaya mümkün olduğunca gayret ediyoruz ama dışarıdan baktığında kolay gibi görünen bu hobimiz tek başına çalıştığımız bu günlerde oldukça zorlamaya başladı.
Yeni dünyaya gelen ana arımızı görmek istedik ve sonunda bulduk; henüz çiftleşme uçuşuna çıkmadığı belli olan ana arının koloni içinde özgürce gezdiğini görmekte ayrı mutluluk...
Çok zayıf bir oğulun içinde bulunduğu kovana verdiğim kabarık olmayan petek, yavaş yavaş kabartılıyor
Arı sayısı çok çok fazla değil ama şimdilik idare etsinler ne yapayım, bunları güçlendirecem diye bal alacağım kovanları zayıflatamam bu kritik zamanda
Böldüğüm kovanlardan biri, yeni bir çerceve düzenlemesine ihtiyaç hissettiğinden durumlarına göre sıralıyorum çıtaları...

Bu kovanın geçen yıldan olan anası daha bir yaşını doldurmadı ama nere gitti bilmem birtürlü bulamadım anayı.Öldürdüm heralde, bende memeli çerceve verdim çözüm olarak; böylece yaşını doldurmamış anayı yenilemiş olacaz mecburiyetten...

Polen tuzağı takılı olan kovanda girişte yoğunluk yaşanıyor; sorunun nerden kaynaklandığını çözmeye çalışıyorum.
Kovan içi ayarlama yaparken fazla çerceveyi koyacak yer bulamazsan böyle bir elin bağlı kalır işte

17 Nisan 2008 Perşembe

Elimdeki arılar

Salı günü oğula gitmesini istemediğim bir- iki kovanda meme kesme amaçlı olarak çerçeve kontrolü yaptım.



Genellikle eldivensiz çalışmayı tercih ettiğim için arılar elimden uzak dursun diye elime sirkeli su sürmüştüm; elime sürdüğüm sirke üzüm sirkesi olduğu için arılar çok beğendi galiba ki daha çerçeveye elimi atar atmaz elimin üstüne doğru yığılma yapmaya başlamasınlarmı.


Çektiğim her çıtada aynı durum olmaya başlayınca elimi fotoğraflayayım dedim işte sonuç...


Uzun zamandır çiçeklenme dönemi devam eden bu bitki türünden çevremizde istemediğimiz kadar var ancak malesef arılar bu çiçeğe fazla rağbet etmiyorlar.
Tamamen tersi durum olsaydı ve bol nektarlı yada polenli bir çiçek türü olsaydı şimdiye kadar tüm çıtalar balla dolmuş olacaktı kesin..



Siyah renkli polenlerin kaynağı olan bu çiçek türünden oldukça fazla var ve arılar dahil diğer böcek türlerinin bile çok uğradığı bir bitki..

12 Nisan 2008 Cumartesi

İkinci polen vakası

Bundan bir ay evvel mart sonu soğukları henüz gelmeden havaların ısınmasına aldanarak polen tuzaklarını kısa bir süre takmıştım kovan girişlerine.Ancak havaların değişime uğrayacağını ve yeterli yogunlukta polen gelmediğini görünce tekrar cıkartmıştım polen tuzaklarını. Geçtiğimiz perşembe akşamı bu sefer tam zamanı diye yeniden polen tuzaklarını girişlere yerleştirdik ve havalarında mevsim normalinin üstüne çıkmasıyla kovanın ön yüzünde oluşan durum bu şekilde.
Giriş deliğinde aşırı trafik yogunlaşmasından dolayı polen yüklü olarak gelen arılar sıra bekleme pozisyonuna geçmiş vaziyette pistte park etmiş durumdaydılar.
Bazıları getirdikleri polenle kovanın önyüzünde beklemeyi tercih ederken bazılarıda tablada duruyorlardı, giriş çıkışları düzenleyen vatandaş uyuyor mu ne durumdan haberi yok.Gereksiz zaman ve polen kaybı yaşanıyor bu durumda.. İşte bunlarda ayaklarında tutmaktan sıkılıp yere döktükleri polenler.Bu durum gerçekten çok ilginç ; normalde çiçeğin üstünden poleni alan arı kovana getirdiği poleni bu şekilde düşürmüşse tekrar onu alacam diye uğraşmıyor ve tabi hazır canım polen orda ziyan oluyor..
İnsanın emeğinin karşılığını şimdilik azda olsa alması ne kadarda huzur verici bir sevince dönüşüyor.
Bu çerçeve malesef diğerlerine nazaran geride kalan kovanımdan çıkarılmış bir çerçeve.Gördüğüm kadarıyla biraz geçte olsa gelişim hızı artmış ve tam manasıyla sezona başka ayar yapmaksızın girecek olan kovanlardan biri.
Aynı kovandan dalak görüntüsü,ilave çerçeve verildi
Çevrede bolca bulunan ve arıların nektar aldığını tahmin ettiğim yer çiçeklerinden biri






9 Nisan 2008 Çarşamba

Oğul arısı düzenlemesi

Geçen hafta kovanın birinde yeni dünyaya gelmiş bir ana arının tahribatına meydan vermeden başka çercevedeki memeden elimle dünyaya getirdiğim anayı bir ihtimal kabul ederler diye iki çerceve olarak ayırdıgım başka bir kovana vermiştim.


Ancak ne mümkün; malesef ana arı kovanda barınamamış ve yok edilmiş;Mademki bu kovanı oluşturduk anayıda kabul etmediler bu sefer bizde değişik taktik uygularız .Başka kovandan kapanmış memeli çerceve takviyesi yaptım ,bundan sonra kendiliğinden çıkıcak anayı kabul etmesinlerde göreyim.

Gün içerisinde bahceden bir telefon...Oğul var ne yapalım diye soruyor telefondaki, orda boş buldugunuz bir kovana koyun gitsin yanına şekerli su yapın ( hemen anında aç kalmazlar ya işte) üstünü kapatın yeter dedim.Tabi koydukları kovana çereceveler sığmamış, hepsi müthiş standart ya.

Akşam üstü arılığa varır varmaz hemen çerçevelere uygun standart ölçüde başka bir kovana aldım oğulu.Kitaplarda der ki oğul arısı ilk hafta fazla rahatsız edilmez ama bizim yaptıgımıza bak


Dışarda kalanları kovana alabilmek için savaş veriyorum, yapabileceklerimi yaptım ve zamana bıraktım onları ; ana nasıl olsa kovanda isterse girmesinler



üstlerinide itina ile örtelim , kapağın yan kenarlarında gezinen arıların hiç biri zayi olmuyor bez kullanıldıgında


Bundan önce şurup verirken kullandığım kova'nın ağzı büyük olduğu için şurubun dışarı dökülme riski vardı, şimdi bu sürahiye el koydum işlem tamam oldu

Arıların üstünde salına salına gezinen ana arı, nazar değmesin iyi iş yapıyor.Zaten mevsim gereği yapması da doğal yanii...

7 Nisan 2008 Pazartesi

Pazar günü sabah yağmur - öğleden sonra ana memesi imhası

Hafta sonu yaptıklarımı tek tek yazmaya kalksam sanırım çok uzun bir yazı çıkar ortaya ve büyük ihtimallede okuyan kişiyi sıkar düşüncesindeyim.
Sabahleyin yarı kapalı , yağmura dönük ve daha sonrasındada aşırı yağışlı bir hava ile uyandığımda yapmam gereken işlerin aksayacağı ve bu en kritik dönemde hiç bir şeyi atlamadan sırasıyla yerine getirmem gerekiyordu.Allaha şükürler olsunki öğleden sonra hava tam manasıyla açtı ve arılarıma gitme şansım doğdu, yapılacak bir sürü iş var nede olsa...

Yağmurlu bir günde ne işin varda gidiyorsun arılara demeyin işte;hava güzel diye biz bahceye vardık ve daha arılığa yaklaşırken ağacın tepesinde dünkü oğulun bu sefer küçük kardeşimidir ne ikinci bir oğul daha...

Hemen daha önceden temizleyip pürmüzleyip hazır beklettiğim kovanlardan birini oğulun asılı bulunduğu dalın altına getirdim ve tabi o güzeli zeytin dalını mecburen kesmek zorunda kaldım oğulu alabilmek için.

Ağaçtan yere sağ salim elde kesilmiş zeytin dalı, ucunda oğulla beraber aşağıya düşmeden inmeyi başardım ama siz bana sorun çektiğim eziyeti.


İşte bizim pazar oğuluda bu, girin kızlar yeni eviniz burası konfor düzeyi zamanla dahada artacak sahibiniz ben olduktan sonra...
İşte ananın yerini gösterenler ve kovana birer birer girenler.


İşte bir kovan daha oldu böylece,bakalım gelişecekmi ? Çünkü çok küçük bir koloni ve sanırım aynı kovandan çıkan 2. yada 3. oğul bu koloni . Bu kovan bir kaç gün önce böldüğüm iki çercevelik kovan.Anası dün gözümün önünde dünyaya geldi ve daha kovandakiler daha bu anaya alışmaya çalışırken üstünden 24 saat geçmeden ben acemi arıcı bu kovana takviye arı çercevesi koydum.Sonuç bir süre sonra kovan önünde arı hareketliliği ve ne olsa iyi, anayı almışlar kovan dışına hırpalayıp duruyorlardı.O hırpanana ana 24 saatlik ana orda ne oldu anlayamadım ortadan kayboldu birden , aralarından alayım derken yere düştü ve kayboldu.Mecburen bir önceki günden kalma sezaryen doğumlu ve kafeste sakladığım yeni analardan birini verdim onlara, kabul ederler etmezler saldım gitti. Tahminimce dünkü anayı verdiğim ilave çerçevedeki arılar öldürmeye çalıştı.
Bu çerceve eğer yoketmeseydim bu hafta içinde oğul verecek olan başka bir kovanıma ait.İnanılmaz derecede bir sürü meme vardı çercevelerde ve hepsini yokedinceye kadar arılar tarafından bayağı iğnelendim.Bu arada sütler boşa gitti tabi.
Kovanların oğul vermesini engelleme amaçlı olarak meme imhasında bulunurken bir taraftan elimde mevcut iki adet anayı değerlendirme amaçlı olarak daha önceden temin ettiğim strofor kutuları ruşet kovan haline dönüştürme işide araya sıkıştı.


Genellikle önceden planlayarak iş yapmaya gayret etmeme ragmen bugünlerde hep hazırlıksız yakalanmaya başladım.Mini kovanın pratik imalat işi hazır olunca içine bir çerçeve arı silkelemek ve ana vermek kaldı geriye.. Ana arı kafeste ve stroforun içinde şimdilik hapiste duruyor ve yarına kadar öyle kalacak
Bakalım yeni anamız içinde bulundugu küçük kolonide kabul görecekmi?Yarın kafesten dışarı salacam anayı inşallah uyum içinde yaşayıp giderler...






6 Nisan 2008 Pazar

Senenin ilk oğulu


Cumartesi gününün bu denli ilginç süpriz bir ilkle başlıyacağını tahmin etmiyordum.
Genel kontroller yapma amacıyla arılarımın yanına gittiğimde karşıma çıkan süpriz benim için çok heyecan verici bir durum oldu.Arılığın hemen yanında bulunan yabani zeytin ağacının dalında resimde görülen oğul arısı kuzu gibi beni bekliyordu.Daha arılığa varır varmaz karşıma çıkan bu durum karşısında heyecanlanmamın yanı sıra yedek kovanlardan bir tanesini hazır etme telaşıda başlamış oldu böylece...


Hazırlanan kovanın içine silkelediğim arıları hemen asıl yerlerine götürdükten sonra bir süredir dala konmaya alışkanlık haline getirmiş son arılarıda kovana yönlendirmek için öncelikle tekrar küçük salkım oluşturanları bezin üstüne aldım ve o bezi kovan girişine sermek suretiyle üstündeki arıların kovana girişlerini sağladım.Ama yinede tekrar tekrar dala konmaya gelenler olunca mecburen onları dağıtmak için duman kulllanmak zorunda kaldı bacanak.



Ananın kovanda bulunduğunu ifade etmeye çalışan haberci arıların yaptığı harekete bakın


Bir süre sonra tüm arılar kovanda toplandı. Her ne kadar oğul arısının şimdilik yiyeceğe ihtiyacı olmasada ben yinede hava muhalefeti nedeniyle arılığa gelemeyeceğimi göz önüne alarak şurup ikramında bulundum kızlara.


Resimde görülen 11 nolu kovanın yerinde bugüne kadar 28 nolu kovan vardı.Bugünkü kontrolde ana memesi tespit etttiğim bu kovanın (28 nolu kovan) memelerin olduğu iki çerçevesini alarak asıl kovanda 7 çerçeve bırakmak suretiyle bölmek zorunda kaldım.Asıl kovanın yerine 11 nolu kovan konularak tarlacı arıların bu kovana toplanması sağlandı.


28 nolu kovanın arka platformdaki yeni yeri.Bal sezonu bitinceye kadar oğul verdirilmeyecek kovanlardan biri.

Bir anda 9 çerçeve iken 5 +2 + 2 çerçeve olarak 3 e bölünen 29 nolu kovan.Bu bölgenin bal akımı dönemine yetişecekmi zaman gösterecek..

Platformda bir hafta evvel 2 kovan mevcut idi.Bu hafta sonu kovan sayısı 6 ya çıktı.Sürekli arılıkta bulunulması gereken bu günlerde havanın soğukluguna bakmaksızın her an her şey olabiliyo demekki.
Bu küçük kovancığı bir hevesle geçen yıl yapmıştım ama içine arı koymak nasip olmamıştı.
13 nolu kovanda ki memesi bol olan çerçevede bulunan ana gözümün önünde bu kovanda dünyaya gelince çerçevede bulunan diğer memelerde bulunan anaları ziyan olmasına gönlüm elvermedi ve elimde bulunan falçata ile bu analara sezaryen doğum yaptırdım.:)))

Belki arıcılık anılarıma geçecek bu durumda inanın ne yapacağımı şaşırdım, bir anda elimde 6 -7 tane ana oldu ve ben bunların 3 tanesini kafese aldım. Birini bu küçük kovana dolu bir kovandan bir çıta arı silkelemek suretiyle kovancık oluşturdum. Bİr tanesini boş bir kovana bir çıta arı koyarak ona verdim ( kabul görürmü bilmiyorum).Diğer ikisi malesef elimizden kaçtığı için telef oldu.

Bu kovancıkta iyi kötü kabarmış petekli çerceve söz konusu ve arılarda şimdilik bir sorun yok.Bulundukları yerse şehrin göbeğindeki evimin balkonu. burda şurupsuz kalmazlar ama hayati zincir devam edermi etmezmi onu bilmem.