8 Haziran 2008 Pazar

HAFTA SONU MACERASI

Bölgemizin iklim özellikleri nedeniyle erken gelen yüksek dereceli hava sıcaklıkları nedeniyle bitki örtüsü erken kurumaya başlayınca arıların nektar getirmesi oldukça azaldı.Çeşitli sebeblerle sürekli olarak arılarla haşır neşir olunca arılardaki davranış değişikliklerini farketmemek imkansız.Nektar akışındaki azalma gerek erkek arıların yok edilmeye başlanması gerekse hırçınlık ve tembellik olarak arıların hareketlerine yansımış durumda.

Yaklaşık 3 ay evvel ektiğimiz arı otları ekimdeki hatamızdan dolayı nektar akımına yetişmedi ve şimdide havalar aşırı ısındığı için fazla bir faydası olmadığı izlenimi yarattı bende; zaten bu türden işler bana taşıma suyla değirmen döndürmek gibi geliyor.

Yine hobi amaçlı ektiğimiz ayçiçekleri yeni yeni açmaya başladı.Trakya bölgesindeki gibi sayıları milyonları bulan miktarda ekim yapılmalı ki arılar nektar alımında zorlanmasınlar.Bizim ektiğimiz bu ayçiçekleri arıların sabah kahvaltısına bile yetmez.

İşte bu yıl bölgemizde bol miktarda bulunan kanola bitkisinden alınan nektar sonucu arılarımın yapmış oldugu ( az miktardada olsa keyif verici görünümü var) bal dolu çerçeve.Bir kovandan aldığım bu çerceve belkide bal dolu diye aldığım tüm çercevelerin en iyisi,diğerlerinde ise bu kadar sırlı petek yoktu.

Arıların ana arıya yumurtlama alanı açmak için petek gözlerine depoladığı balı yemesi neticesinde umduğumdan daha az olan ilk bal alma girişimimde en azından bir miktarda olsa emeklerimizin karşılığını almak tüm yorgunluğa değiyor doğrusu.


Arıcılıktan anlayan anlamayan tüm insanların beğeniyle tattıkları balı cam kavanozlarda saklıyoruz.Keşke daha fazla olsaydıda bu kavanozlardan daha fazla satın almak zorunda kalsaydım.


İşte fazla sıcaklardan ve çevredeki bitki örtüsünden gelen nektarın azalması neticesinde kovana girmeyip kovan önünde öylesine beklemeyi tercih eden arılarım.

Bu bekleyişten onları kurtarmak lazımdı ve gereken operasyon geçtiğimiz cumartesi günü yapıldı, yok öyle boş oturmak...


Kovanları götürmek üzere cuma gününden hazır bulundurduğum kamyonet; aracın sahibi kişisel olarak arıcılıkla ilgisi olmayan lakin benim bu zorlu uğraşım hakkında sıkca sohbet ettiğim GEMMAK firmasının sahibi. Kendisine faaliyet gösterdiği liman makinaları tamir bakım imalat ve kaynak işleri konusunda başarılar diliyorum..Sonuçta onun başarısının bizede faydası oluyor dolaylı olarak.Teşekkürler Yüksel bey.


Kovanları bu kadar nektar akımına hazır hale getirip getirip sonrasında ortalıkta bişey kalmayınca o kadar işçi boş kalmasın diye son bir hafta içinde biraz çekinerekte olsa başka bir yere götürmeye karar verdim.Ege bölgesinde nereye götürebilirim diye düşündüğümde aklıma en uygun yer olarak kestanesinin bol olan bölgesi geldi.Gecenin geç vakti benim küçük biraderi göreve çağırdım ve başladık hazırlıklara.Öncelikle ayaklardan kene girmesin diye tedbirimizi alıyoruz.

Tedbirimizi alıyoruz alıyoruzda sonuçta ne olsa iyi, kardeşimin başının sol yanında tahminen maskenin içinden gelen bir keneyi sabaha karşı hastanede çıkarttırmak zorunda kaldık.


Gece iyi kötü etrafımızı aydınlatan gaz lambası.Bir zamanlar insanları aydınlatan bu ışıktı işte; bizimde en azından bugünlerde oldukça işimize yarıyor.

İki kişi çalışınca sayı olarak fazla olmamasına ragmen kovan taşıma işi bizi oldukça yordu, ne maceraydı ne korku ve adrenalin dolu bir geceydi!

Başından sonuna kadar tam manasıyla en düzeyde dikkat ve özen gerektiren zorlu bir performans ödevi gibi.

Sabaha karşı vardığımız, kestalerin ve ıhlamurların bol oldugu bölgede tarlanın kıyısında bıraktıgım kovanlar.Verim alabileceğimi düşündüğüm çift katlıların ne yapacakları burda belli olacak önümüzdeki günlerde.İnşallah emeklerimin karşılığını bu bölgede alacağım Allahın izniyle...


İşte koca bir kestane ağacı, yakından baktıgımda çiçekleri henüz tam açmamış.Geç kalmaktansa erken davranmak daha olumlu; ıhlamurlarla yaklaşık olarak beraber açacaklarını düşünüyorum.Önümüzdeki günlerde durum ortaya cıkacak.


İklim olarak izmire göre oldukça farklı olan bu bölgenin karadenizle o kadar benzerlikleri varki kendimizi bir an yeryüzü cennetine geldik sandık..
Böyle güzel manzaralı yer olurda hatıra fotoğrafı çektirilmezmi?


Daha çok karpuz çatlatan suyu olarak bilinen dağ içi piknik alanında bulunan mermeroluk çeşmesi, akan suyun soğukluğu o kadar çokki bir bardak suyu taksim taksim içmek zorunda kaldım.


Orman alanında bulunan çam ağaçlarının yükseliği ve sıklığı dikkat çekici derecede, kestaneden sonra çam balıda alınabilirmi acaba ?


Bu resmi özellikle çektim, arıların bulunduğu 1200 rakımlı orman alanının ne kadar yüksek oldugunu görebilmek için.Yükseklik dedimde acaba o kadar yüksek rakımlı yerde geceleri üşüyorlarmı acaba ben bu satırları yazarken.

İşte kestane çiçeğinin son hali, yaklaşık bir haftası daha var gibi geliyo bana.


Bu çiçeği özellikle çektim, başka hiç bir yerde olmayan ama bu bölgede çokça bulunan değişik bir çiçek.Yörenin insanları beyin damarlarını açıcı özelliği oldugunu söyledikleri şifalı bir bitki türüymüş.Arıcı gözüyle baktıgımda kokulu ve poleni çok oldugunu düşündüğüm bir çiçeğe benziyo.


Arılarımın yakınında bulunan koca bir ıhlamur ağacı, çiçekleri tam açmamış ancak bunun gibi ıhlamur agacı çok oldugu için içim rahat bir şekilde döndüm onların yanından.



İşte genel panoramik görüntü


Kovanları aractan indirdikten sonra ön kapaklarını açıyorum , strese girdikleri her hallerinden belli.
Bir kaç güne o doğa ortamında kendilerine gelirler heralde.

Arıları götürdüğüm yerin sahibi akrabamız Mehmet amca, akrabam olduğu için söylemiyorum harika bir insan; kendisine yaşamakta olduğu bel ağrısı rahasızlığı için tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Bir günlük aşırı bir yorgunluk ve uykusuz geçirilen bir gecenin sabahında halen gülebiliyorum ya, helal bana ...

Tekrar görüşmek üzere , ben daha çok gelirim buralara bende bu arı sevdası oldukça.....

8 yorum:

Ali Türk dedi ki...

Abi geçmiş olsun.Arıcılıkta taşınma işi çok zor be.İnşallah nektar akımı olur,gördüğüm kadarıyla en az 1 haftada açar o kestane püskülü daha geç açacak olanlarıda vardır.

Bazen diyorum ulan çektiklerine degiyormu diye,bu işin o kadar eziyeti varki gördün.Heralde arıcıları deli öptü,başka bu iş çekilmez::))

Ama üretmek yada üretici olmak çok güzel.

Abi akrabanın beli arıyormuş,birde kovan taşıtsaydın bir şeyi kalmazdı.

Bel için yapmış oldugum süper karışımı deneyiniz,çok kişiye iyi geldi,doktorları boş verin ara sıra::)))

UĞUR KIRAN dedi ki...

Aynen öyle ali abi, sevdalandık bikere dönüşü yok bu işin...

emin benli dedi ki...

çok güzel yermiş ya.keşki teklifini değerlendirebilip bende gelebilseydim.Egede böyle yerlerde varmış demekki.Oralardan 1-2 dönüm yer almak gerekiyor.

Ali Türk dedi ki...

Emin abi ilk olarak sende doktorum gibi bir yerden izin alman gerekiyor.

Sonra arı taşıma ve yer bak derim::))

Benim sorunum yok,ben kazak adamın biriyim nasılsa::)))

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Emin abi bizde erken öten horozu keserler. Sen takılma izin işlerine adamlar eve giremiyo bir gün otursalar kalk orayı spürecem deniyo sonrada kazak felanız diye avunuyorlar. Uğaur abi bu arada bereketli olur emeklerinize değer inşallah.

muratakın dedi ki...

Sayın Uğur Kıran:
Arı için çok iyi bir yer bulmuşsunuz hiç değilse arıları yaz sıcaklarından kurtarmışsınız.

Gelelim diğer kazaklara doğrudur bu devirde kazakmı kaldı hepsi kısa kollu kazak.
Hanıma laf söyletmezler giyerler önlüğü girerler mutfağa.

mahmudiyearicilik dedi ki...

yerin çok güzel izmirde çok güzel yerler var. Kolay gelsin emeklerinin karşılığını bulursun inşallah. Hersey gönlüne göre olsun SELAMLAR

UĞUR KIRAN dedi ki...

Tüm arıcı üstad ve abilerim hüsnüniyetiniz için teşekkürler, aynı şekilde sizlerinde bal sezonu bereketli olur inşallah, saygılarımla