25 Ocak 2009 Pazar

ll. OKSALİK ASİT UYGULAMASI

Kışın ortasında nerden çıktı bu iş demeyin hemen.Kitaplarda yazılan çizilen genel doğruların uygulama zamanı ülkemizde bölgeler arası iklimsel farklılıklar oldugundan dolayı farklılıklar arz etmektedir.
Arıların bugünlerde polen getirmelerinin hızlanmış olması yavaş yavaş sezonun başladıgının göstergeleri arasında sayabiliriz.
Bugüne kadar hep geç kaldığımı düşündüğüm varroa mücadelesinde bu seferde erken gibi olacak ama oksalik asit uygulaması yapmaya karar verdim.
Geçtiğimiz hafta +16 derecede ilkini yaptıgım uygulamanın bu haftada ikincisini +18 derecelik bir ortamda yapma fırsatı buldum.
Oksalik asitin uygulamasının maksimum fayda sağlaması için yavrusuz dönemde yapılması öngörülüyor ancak yavrusuz dönem diye bir zaman dilimi buralarda olmadıgı için malesef o kurala sadık kalmamız çok zor.Hava sıcaklığının çok düşük olduğu günlerde de kovan açmanın hiçte doğru bir hareket olmadıgını biliyoruz

Kovan sayısı az olduğundan dolayı oransal olarak yaptığım karışım şu şekilde : Yarım litre su, yarım litre çay şekeri ve 25 gram oksalik asit.
Her ne kadar çerceve başına 3.5 ml oksalik asit damlatılması gerekir diye literatürde yazılmış olsada enjektörle bu işlemi yapmış oldum halde çok sağlıklı bir şekilde miktarı tam olarak tutturmak çok zor. Ancak yaptıkça yaptıkça bu işin dozajını hemen hemen tahmin etmek mümkün.
Şöyleki, burada amaç arıların hemen bir çoğunu ıslatarak ilaç çözeltisiyle temasını sağlamak.
Haftaya son kez ilaçlama yaparak varroa miktarının daha az olduğu kovanlarım olması şimdilik önemli hedefler arasında.



video

.


Çevremizde ismini Ali TÜRK 'ten öğrenmiş oldugum biberiye bitkisi daha bir çiçeklenmiş durumdalar. Alt resimde görüldüğü gibi arılar sık ziyaret ediyorlar.



Bu mevsimde tecrübesizliğimizin göstergelerinden biri olarak nitelendirebileceğim bir hata daha yaptığımı düşünüyorum.Arıların aç kalma durumlarına sigorta olsun diye düşünerek üzerlerine 1 kg miktarında her birine kek vermiştim.
Yeterli besinleri olmadığı düşüncesiyle kek verdiğim arıların, havaların soğuk olmasını dikkate almadan suya koşturduklarını gözlemledim.
Su almak için dışarı çıkan arıların ne kadarı telef oluyor ne kadarı sağ salim yuvasına dönüyor orası meçhul.
Bu mevsimde kek vermek = Arıların suya koşması demek.

Bunu öğrendik, bundan sonra demek ki ne yapılacak; arılara kışın yeteceği miktarda ballı çerçeve bırakılacak ve o şekilde kışlatmaları sağlanacak.
Hocalarımızın önerdiği en güzel şey, bencede doğrusu bu: Sırlanmış balı olan çerçeve ile balı bitmiş çerçevenin yer değiştirmesi.

4 yorum:

İlhami Uyar dedi ki...

Uğur bey kolay gelsin,uygulamalarınızın üst seviyede başarılı olmasını diliyorum.Kolay gelsin.

emin benli dedi ki...

ben sana epey önce bırak bu kek işlerini demiştim.Epey sonra da olsa demekki kendinin tecrübe etmen gerekiyormuş.
Bir de bloglarda atıp tutanlara bakma bazıları hariç çoğu sallıyor da demiştim.
Pazarlamacılarla doğru bir şeyler anlatmaya çalışanları iyi ayırdetmek gerekir.
Tabi ki pazarlamadan sadece emtiayı anlamamak gerekir.Bazılarıda kendini pazarlıyor.Bizim gibi cahillere hava atıyorlar.

PINARHİSARLI ARICI dedi ki...

Ugur bey sizin bölge bu iş icin normal ısıyı bulmuş çalışman tam zamanlaman yerinde gerisi gelsin başarı bu işte
kolaygelsin

BOZÜYÜKLÜ ARICI dedi ki...

ugur kardeşim,merhaba.21 şubat cumartesı gunu saat 13.oo de prof dr.muhsın dogaroglu hocamı dınlemek vede cd sıne kavuşmak ıstıyorsan sana canlı canlı muhsın hocamı dınleme fırsatı verıyorum,mısafırım ol bır taşla ıkı kuş vurursun.

saglıcakla kal.(beklıyorum)