22 Şubat 2009 Pazar

Perizinin gözle görünen olumlu etkisi

Dün balkonda bulunan kovanlardaki varroanın çok ileri düzeyde bulunan olumsuz etkilerine çıplak gözle şahit olunca havanın olumsuz etkisine ragmen acil müdehale etmek durumunda kaldım.

Zayıf olmaları nedeniyle özellikle yakın markaja aldıgım kovanlarda böyle bir durumun olması kabul edilemez bir hataydı ve elimde bulunan perizin adlı ilacı hemen hazırlayarak uygulamaya geçtim.

Hazırlanışı oldukça basit olan ilaç,50 ml içme suyuna 1 ml perizin karıştırılmasıyla hazır hale gelmektedir.Bu karışımı yapmak için en uygun yardımcı gereçler iki adet yeterli hacme sahip şırınga.

İlacın koloni büyüklğüne bağlı olarak arıların üstüne hangi miktarda püskürtüleceği prospektüsünde yazmakta.





Dün yapılan perizin uygulamasının sonucunu bugün arılarıma günaydın demek için çıktıgım balkonda bir anlık dehşete kapılarak gözlemledim bu kadar varroa ölüsünü. Fotoğraf çekme işi aklıma gelinceye kadar bir miktar varroayı elimle temizledikten neden sonra aklım fotoğraf çekmek geldi..


Şu resme bakarmısınız bir gün evvel yapılan uygulamadan sonra ne kadar çok varroa dökülmesi olmuş.
Yirmibir günlük periyot sürecinde ortaya çıkan çıkmayan ne kadar varroa varsa hepisinin tamamına yakınının ölmesi için bir hafta arayla iki uygulama daha yapacağım.

Meteorolijinin tahminelerinde ne kadar yanıltıcı bilgiler verdiği işte ortada..Tamamen gölge ve kesinlikle güneşin ısıtıcı etkisine maruz kalmayan termometre hava sıcaklıgını 16 derece göstermekte.Oysaki tahminler 8 dereceyi işaret etmekte!.



Arıların bu denli olumlu seyreden gün içi ısılarda kovanda durmaları mümkün mü, uçuş trafiği oldukça yoğun devam etti . Ormanlık alan yakın nede olsa...




Doğanın en şirin canlıları..Tüm canlılar bu dünyada rızık uğruna neler yapmıyorki.Balkondan dikkatimi çeken şu görüntüye bakın.

Yol kenarında bulunan dükkan sahiplerinden biri sanırım onlara yem veriyor olmalıki elektrik nakil hattında nasılda pusuya yatmışlar.





Bu kumruda bizim panjurların açık olacağı günleri beklemekte .. Aynı telde yüzlerce güvercin yanyana dururken o kendine en kıyıyı seçmiş orda durmakta.
Belki panjurlar açılırda yine yumurta atarım diye :)) .






21 Şubat 2009 Cumartesi

YAVRU SÖKÜMÜ

Balkonda bulunan bir kaç kovanda durumları yakından takip etme şansına her zaman sahibim.
Artık neyi ne zaman yapacağıma ne yaparsam sonucunda ne olur diye daha olumlu adımlar atıyoruz derken yinede yaptıgımız hatalar oluyor.

Balkonda bulunan arılar çamdan bu yıl oldukça iyi beslendiler,dolayısıyla yavrulama faaliyeti hiç hız kesmedi.Atladıgım nokta ise gectiğimiz günlerde yaşadıgımız ılıman iklim neticesinde yavrulu alanların gerekenden fazla genişlemesi oldu.E tabi bulundugumuz mevsim itibarıyla havaların bu tür dengesizlikler yapması oldukça normal bir durum.Havaların dengesiz olmasın normal de bizim arıların üzerindeki etkisi ne? İşte sonuç aşağıdaki resimde görülmekte...

Isıtamadıkları yavruları dışarı atmaktalar.Önce hava ısısı elverdiği ölçüde uçuş tahtasına daha sonrada daha uzaklara..

Rüzgarında etkisiyle yerlere düşen dışarı atılmış yavruların miktarı ne kadarda çok.Hemen her gün yerden süpürdüğüm arı miktarını görünce insan kovanda arı kalmadı sanıyor.

Bu durumda ne yapmalıyım sorusuna verilecek en uygun cevap kovan içi ısıtılan alan hacmini küçültmek olacaktı ve bugün fazlalık olan çıta hemen dışarı alındı.Diğer çıtaları incelediğimde malesef alınabilecek durumda olmadıkları için alamadım.
Bir kaç gün sonra zaten havalar istediğimiz sıcaklıklara gelir . Ondan sonra çıtamı ekleyecem şurupmu verecem birleştirmemi yapacam ilaçlamamı yapılacak vs. vs. ne istersen yap.

8 Şubat 2009 Pazar

İNVERT ŞURUP BİLMECESİNDE SON NOKTA..

Uzun zamandır invert edilmiş şurup konusunda özellikle arıcılığa yeni başlamış ve/veya doğru bilginin hangisi olduğuna dair kararsızlık içinde olan arıcılar için belkide en doğru yolu gösterebilecek yazı bugün www.arıcılık.gen.tr sitesinde yayınlandı.

Arıcı arkadaşların, bugüne kadar ortaya konan tüm görüşleri içine alan bu araştırma yazısını özellikle okumalarını şahsım adına tavsiye ediyorum.

Tüm arıcı arkadaşların(özelllikle acemi arıcılar) yazıyı okuyarak en doğru kararı yine kendilerinin vermesini diliyorum.
İlgili link : http://www.aricilik.gen.tr/index.php?topic=370.0

3 Şubat 2009 Salı

İZMİRE YAZ GELDİ

Ağaçlar şaşırdı.İklimlerin böylesine ılıman sürmesi nedeniyle ülkemizin belki hiç bir yerinde bu mevsimde görülmeyecek bir olay gerçek oldu. Hafta sonu arılardan arta kalan zamanda yaptıgım bahçe turlarında yaptığım kontrol sonucu ne görsem iyi...Badem ağaçları çiçek açmış..



Bu tür durumlarda arıcılık açısından yapılması gereken takvim olarak önceye alınması gereken işler varmıdır bilemiyorum ama eğer havalar birden tersine dönerde çiçekler yanarsa bademler gitti demektir.

Dönelim konumuza, daha evvel 2 kez yaptıgım oksalik asit uygulamasının 3. turunu geçtğimiz pazar günü yapma fırsatı buldum. Hava sıcaklığı 17 derece civarında ve rüzgar yok denecek kadar azdı.


Kovana üstten bakışta arıların içerde ne alemde oldukları hemen hemen belli oluyor.En dışta kalan bir çıtayı fazlalık oldugu düşüncesiyle almaya niyetlendim ama gözlerinde yeni konulmuş oldugu belli olan balı görünce vazgeçtim.Yeni konmuş dediğim balda büyük ihtimalle verdiğim kekten oluşturulmuş .
Üstten bakışta ne durumda olduklarını hemen hemen anlıyoruz dedik ya, zaman gelecek bu kararları belkide arıların uçuş tahtasındaki hareketlerine ve giriş çıkışlarına bakarak anlayabileceğimiz günlerde olacaktır elbette.

Oksalik asit çözeltisiyle ıslanınca aynı duman verilmiş arıların uysallaşması gibi arılar hemen hemen aynı tarzda davranış sergiliyorlar.Üstlerine püskürtülen asit karışımlı şurubu bir an evvel temizlemeye başladıklarından olacak çıtanın alt kısmına çekilerek kayıplara karışıyorlar.

Varroa mücadelesinde ne aşırıya kaçıp arının yaşam düzenini bozmayı nede arıyı varroaya teslim etmek arasındaki ince çizgiyi yakaladığıma inandığım anda arıcılıkta bir büyük adımı daha atmış olacağım.



Dedik ya arılıktaki iş sonrası yaptıgımız bahçe turunda badem çiçekleri açmış diye, açanlar sadece badem çiçekleri mi bu süper kokulu ve görünüş itibarıyla oldukça narin nergise ne demeli!
Her nereden geldiyse ve bugüne kadar nasıl korunabildiyse tek başına bulunduğu yere nasıl güzellik vermiş . Seneye bunlardan çok daha fazla görmek istiyorum bahcede, eğer ki tohumu varsa tiz alınacak ve muhtelif yerelere ekilecek.
Bizim bahçenin eski sahibi.Necati amcamız arsa zengini ama ekonomik durumu iyi değil yinede. Bir tane ineği var sabah akşam onun peşinde koşturup duruyor.Hemen her yanıma geldiğinde askerlik anılarını tekrar tekrar anlatır bende sesimi çıkartmam dinlerim. :))






Bu arkadaşta balkonda misafir ederek yoğun bakıma aldığım kovanlardan. Zamanında evine girmemiş soğukta üşümüş uyuşmuş vaziyetteydi; her nasıl olmuşsa ben balkonda sigara içerken üstüme takılmış ve benle beraber doğru sıcacık eve.. E tabi sonuçta kı....a su yürüdü ya sıcağı görünce.Sıcaktan kendine gelince başladı lambanın etrafında uçmaya. Yaramazlığa başlayınca aynen kovanına iade edilerek geri kalan yaşamını tamamlamak üzere azat edildi.