1 Temmuz 2009 Çarşamba

KESTANELİK 2

Tecrübe tecrübe tecrübe!!!




Arıcılıkta daha çook ekmek yememiz lazım...




Arıları mayıs ayının 24 ünde kestane ağaçlarının bol oldugu bir yere götürdük güya!



Bizimki evdeki hesap çarşıya uymadı cinsinden oldu kelimenin tam manasıyla. O kadar hazırlan, arıları hazırla katlarını nüfusa göre ayarla bal alacak ayrı gelişecekler ayrıydı derken gittiğimiz bölgede hiçte aklımıza gelmeyen bir ayrıntıyı yeni öğrenmiş olduk.Eski arıcılar bilir belki ama sonuçta ben yeni öğreniyorum bu olayı ve daha bilmediğimiz bir çok şey var ve bunları yaşadıkça öğreneceğiz;kestane ağacının cinsini dikkate almadık.İşte atladıgımız ayrıntı bu...




Arıları götürdüğümüz bölgedeki kestane ağaçları aşı kestanesiymiş ve aşı kestanesinin çiçeklenme olayı nektar bakımından sıfıra yakın bir şekilde gerçekleşirmiş.Nakil işleminden sonra geçen yaklaşık bir ay boyunca her defasında gözlemlediğim çevrede ağaçlardaki çiçeklerin henüz istediğimiz kıvama gelmemiş olmasında ayrıntı buymuş meger.




En son 20 haziranda arıcı bir arkadaşla arıları götürdüğümüz bölgede önümüzdeki sene için google haritadan bakarak daha iyi yerler arayalım diye cıktıgımız dağ gezisinde önümüze çıkabilecek en iyi insan karşımıza çıktı. İsmi Mustafa Furgan. 62 yaşında ve arıcılık konusunda yakın bölgeden ilk defa arıcı bir abimiz oldu.Kendisini çıktıgımız çevre gezisinde arılarının yanında çalışırken bulduk ve verdiğimiz selamın ardından bize öyle bir misafirperver davrandıki yani ben kendi adıma çok şaşırdım.



Tanışma faslının akabinde 1983 yılında kendiside aynı tecrübeyi yaşamış ve bizim arı götürdüğümüz bölgede 370 arıdan bal almak bir yana 290 arıyla ancak dönebilmiş.Bundan böyle ne yapmamız gerektiğinide bize tek tek anlattı tabi daha sonrasında.




Hiç vakit kaybetmeden arıları bulundugu bölgeden alıp kendisinin göstereceği yere taşımamızı söylemesi üzerine ani bir gece yarısı operasyonu ile arılarımızı yeni yerlerine naklettik.








Mustafa amcanın (diğer adı balcı mustafa) kendisi arıcılığın yanında asıl uğraştığı iş ise bağcılık ve kiraz yetiştiriciliği. Bize tanıştıgımız andan itibaren bağlarını ve henüz dalından koparılmamış kirazların bulundugu kiraz ağaçlarını gösterdi ki ben ömrümde böylesine güzel kiraz yememiştim bugüne kadar.





İşte bahse konu kestane ağaçlarının çiçeklerindeki farklılık.Üstte bir türlü istediğimiz kıvama gelmeyen gelemeyen aşı kestanesinin çiçeği,alttada tam arıların ağzına layık deli kestanesinin çiçeği!



Arıları kestaneye götürürken dikkat edilmesi gereken ince ayrıntılardan birini böylece öğrenmiş olduk.



Her taraf kestane olabilir ama bal almak istiyorsan o ağaçların cinsi aşı kestanesi değil deli kestane olacak.....

Resimler aradaki farkı anlatıyordur sanırım...











İşte arılarımızın yeni yeri.Her ne kadar kestanenin çiçeklenme dönemi bitmek üzere olsada yetişebildiğimiz kar diye düşünerek bu yeni yerimizden faydalanmaları için ne gerekiyorsa yaptık.

Şimdiki yerlerinde ağaçlarla arıların mesafesi metrelerle ölçülebilecek derecede yakın bakalım, fark oluşacakmı?






Arıları koyacağımız yerde sararmış otlar mevcuttu yer tespiti yaparken , gece diğer arkadaşlar kovanları indirirken ben garibana düştü gecenin o vaktinde benzinli tırpanla o otları temizleme işi.









Kovanlardan birinde bu yılın ana arılarından birini takip ediyorum.Tam olarak doğumu ne zaman oldu tam bilemedim ancak yumurta atıp atmadıgına tam karar veremedim.Anayı gezinirken takip ederken bir şey dikkatimi çekti ; arının arka kısmında beyazımsı bir şey vardı ve bende bir türlü tam resimleyemedim bu farklılığı. Bir dahaki gidişimde hem o takılıp kalan yabancı maddenin ne oldugunu yakın gözlüklerimle inceleyeceğim hemde belkide ameliyat masasına bile yatırabilirim anayı...

























7 yorum:

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Uğur Bey.

Geçmiş olsun.Sayenizde beraber öğreniyoruz.Umarım geçen zamanı telafi edersiniz.

hbcaliskan@gmail.com dedi ki...

merhabalar. UĞUR bey bizlerde marmara bölgesinin güzel ve kestalik dolu ormanlarında yaşamamıza rağmen bende bu seneye kadar aşılı ve aşısız ( deli ) kestanenin çiçeği arasında nektar yönünden fark olduğunu bilmiyordum .. daha önceki deneyimlerimizde kestanelik alanda bir kaça rı bakmamıza rağmen bunu bilmiyor vede önemsemiyorduk umarım ki havalar bir kaç gün iyi gider ve siz aradaki farkı kapatırsınız.. nektar salgısı iyi oldugunda sanırım sorun olmayacaktır .arı nektarı buldumu gerisi kolay... takip ettiğiniz ana arı henüz yumurta atmamış bir ana arıysa arkasındaki beyaz cisim erkek arının çiftleşme organı olabilir.. bazı durumlarda yeni anaların abdomeninde yumurtada olabiliyor. buna bri kaç kez şahit oldum. ilk dediğim durumda işçi arılar ama arıyı temizleyerek o beyaz azıcık kalın kısa iplik şeklindeki organı kovan önüne atacaklardır.. buna araılar arasında çiftleşme işareti deniyor.. eğer ana arının abdomenindeki şey bir yumurtaysa ve her hangi bir şekilde onu engelliyorsa işçiler onuda söküp alacaktır .. bu iki durumdada ana arınızın yumurtlamaya hazır oldugunu düşünüyorum..eğer yeterli çiftleşmeyi sağlamışsa bir kaç gün içinde sıra sıra yumurtalarını görüceksiniz işallah .. yeni yerinizin bol nektar akımlı arıcılıkta çok önemli olan yeni arkadaşlığınızında ömür boyu kalıcı bir doslukla devam etmesini dilerim saygılarımla

UĞUR KIRAN dedi ki...

Hüseyin bey kardeşim, beyan ettiğiniz görüşlerinize bende katılıyorum, sanırım bir sonraki kontrolümde o söz konusu ananın yumurta attıgını bende gözlemleyeceğim.Ana arının çiftleşme uçuşundan kovana dönüşüne şahit olmuştumda böylesine bir olayı hiç görmemiştim.Umutlarımız tükenmeden elimizden gelen tüm çabalarımızla aynen yola devam..
Sizede okul ve arıcılık hayatınızda başarılar dilerim..

İlhami Uyar dedi ki...

Sevgili Kıran,bazı şeyleri yaşamadan öğrenmek mümkün değil umarım bu geçen zamanı bir şekilde değerlendirme durumunuz olur,ananın durumu hakkında da bilgi sahibi olunca izlenimlerinizi paylaşmak dileğiyle,herşey gönlünüze göre olsun,iyi çalışmalar.

mahmudiyearicilik dedi ki...

Yeni yerin hayırlı olsun, üzüldüm kestane arasındaki farktan dolayı inşallah kısa zamanda aradaki fark kapanır.Bereketli yıl olmasını diliyorum.

SAYGILAR

fatih güneş dedi ki...

VAllahi dostum geçmiş olsun ama belkide yıllarca faydalanabileceğin bir tecrübe edinmiş oldun.Bizleride bilgi sahibi yaptın.

PINARHİSARLI ARICI dedi ki...

Ugur bey yanlış dogruyu dogurmuş sayende paylaşımın sonucu çok arkadaşada ders oldu bende bir yorum katayım arıyı bal sezonunda daima sabah güneş üstüne vuracak şekilde koyunki nektar toplasın eger güneş arıya dogmaz ise arı kendine gelinceye kadar dışarda nektar kurur arıda bal magduru kalır bal toplayamaz
bilgi paylaşıma devammm
KOLAYGELSİN