17 Kasım 2009 Salı

DOMUZ GRİBİ VE BAL

Sevgili arı dostları, aslında bugüne kadar domuz gribi konusunda biz arıcıların temsilcisi konumunda olanların birşeyler yapması hususunda bekletilerim vardı.

Malesef şu ana kadar arıcıların temsilcisi konumunda olan örgütlerden "bu konuda bizimde diyeceklerimiz var " tarzında seslerini duyuracak adımlar atmadılar.

Balın faydalarını ülkemiz insanına anlatan ve son günlerde toplumsal paranoya seviyesine ulaşmasına az kalmış böyle bir bela karşısında balın olumlu etkileri olabileceği gerçeğini iletişim araçlarıyla duyurması ve halkımızın bal tüketimi konusunda daha bilinçli bir toplum olması konusunda açıklamalar yapması nede güzel olurdu.

Oysaki gelişmeler tam tersine seyretmiş ve ülkemizde bulunan ballarda GDO lu şekerler kullanıldığı gerekçesiyle bal tüketimizde olumsuz etki yapacak gelişmeler yaşanmıştır.
Gerçek balın ne kadar çok faydasının olduğu bilim adamlarınca açıklandığı halde halkımız tarafından doğru bilinen bir çok yanlışa bir yenisi daha eklendi.

Ülkemiz toplumu zaten bal tüketmeyi pek sevmeyen insanlardan oluşmaktadır.

Üstüne üstlük televizyonlarda arıcılarımızın ürettiği gerçek bala yapılan bu haksızlığı en doğru şekilde halkımıza anlatmak yine arıcı birliklerinin yapması gereken işlerden biriydi diye düşünüyorum.




Gerçek bal ile arıyla hiç alakası olayan kimyasal yöntemlerle üretilmiş ve adına bal ismi verilen karışımların bal adı altında aynı kefeye konarak yapılan haberler toplumumuzun bal tüketme alışkanlığına vurulan son darbedir.

Balın bir çok faydasının olduğu gerçeği bu kritik noktada toplumumuza acilen yapılan açıklamalarla yeniden duyurulması gerekirdi.

Bal kelimesinin, adına bal denilen karışımlarla bu tür haberlerde birlikte yer alması bile bala yapılan en büyük haksızlıktır.

Balın insan sağlığına olumlu etkilerini bilen arıcılar bu faydaları insanımıza nasıl anlatabilirler?

Pazarlama konusunda zaten içler acısı durumlara düşmüş bal üreticilerinin, doktorluğa soyunarak insanlara bal-sağlık ilişkisi konusunda yanlış bilgi vermelerinin önüne geçilebilirdi.


Domuz gribine vücut direnci zayıf insanların daha sık yakalandığı doktorlar tarafından söylenmektedir.Bunun çaresi ise vücudu daha dirençli kılacak ürünleri tüketmekten geçmekte.

Bu gıda ürünlerinin başında ise bal gelmektedir.Hatta dahada ötesinde sadece bal değil propolis, arı sütü ve polen tüketilmesi halinde vücudumuzun hastalıklara karşı daha dirençli olacağı bilim adamlarınca açıklanmaktadır.

Domuz gribinin biz arıcıları ilgilendiren tarafı, söz konusu bu ürünlerin halkımıza daha iyi anlatılması ve bilinçli tüketiminin sağlanmasıdır.

Ümit ediyorum ki inşallah insanımız bu hastalığı daha doğal ürünler tüketerek yenmeyi başarır.

Bal üreticilerinin temsilcisi konusunda olanlar da üstlerine vazife düştüğünün farkına varırlar.

8 yorum:

taskın dedi ki...

selamlar
konu çok ilginç
yaklaşım tarzınız
çok iyi bu konu gerçekten önemliydi
balın bağışıklığı artırdığı çök önemli konulardan
domuz gribine karşı balın faydası gözardı edilemez başarıalr

Mehmet Gündoğdu dedi ki...

elinize sağlık çok güzel yazmışsınız domuz gribi çıkalı sabuncular bile harekete geçip reklam yapıyotlar
insanlara şifa kaynağı olan balın adı hiç anılmıyor susup durmanın anlamı yok yetkililer nerede ballar elimizde kaldı diyenlerin sesini duymuyorlarmı
bu vesile ile vatandaş bal yerde bağışıklık sistemi güçlenir ilacada paralar gitmez

muratakın dedi ki...

Sayın Uğur Kıran:
iyi bir konuya parmak basmışsınız.
Sanırım yapılacak bu reklamlardan yine yapay balcılar hemen ortaya çıkarlar ve büyük payı kapmaya çalışırlar çünkü bukalemun gibidirler. çünkü dürüstlerin sesi çıkmaz.
İyi günlerin geleceğini düşünüyorum.

UĞUR KIRAN dedi ki...

Saygıdeğer büyüklerim,
önemli konu hakkında kendimce doğru bildiklerimi yazmaya çalıştım.

Ümit ederimki olumlu adımlar atılması konusunda belki start olabilecek yaklaşım sergilemişimdir.

Değerli görüşleriniz için teşekkürler.

Şevket dedi ki...

Malesef günümüzde Milletin faydasına olan işler yetkili makamlar tarafından gündeme bile getirilmiyor.Çünkü bu konunun arkasında onlara düşen rant yok.Koruyucu sağlık yöntemleri arasında en etkili ve en ucuz korunma yöntemi olan düzenli bal yeme alışkanlığı yaygınlaştırılmıyor.İlaç karteli eliyle de korucu sağlık yöntemleri el altından engelleniyor.
Bilim adamlarımızda malesef koruyucu yöntemleri BİLİM DIŞI konu olarak görüyor,yeterli önemi vermiyor.Bu konunun tıp fakültelerinde bir kürsüsü bile yok.Bu konularda da bilimsel araştırma yapılamıyor.Yaptırılmıyor!

Bal yeme alışkanlığının yaygınlaşması biz arıcıların yapacağı etkinlikler eli ile olamaz.Ters teper.Bu konuya katkımız yapılacak bilimsel araştırmalara biz arıcılar ücretsiz bal temini olabilir.

Tıp fakülteleri ve Sağlık bakanlığının yapacağı çalışmalar ile balın faydaları toplumumuza anlatılabilir.
Bizlerin bu makamları harekete geçirecek faliyet göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Saygılarımla
çalışmalarınızda başarılar dilerim.

İlhami Uyar dedi ki...

Sayın Kıran,bir elin nesi var iki elin sesi var demiş atalarımız,örgütlenmelerin amacı kuvvet oluşturmak ve talepleri yerine getirmak içindir,dediğiniz gibi mutlaka olacaktır,insanlar haklı oldukları konularda ve diğer memleketlerdeki uygulamaları gördükçe bu taleplerini daha yüksek sesle dillendirmektedirler,sonuçta biz faydalanmasakta peşimizden gelen nesil daha iyi şartlarda arıcılık ve diğer meslek dallarını icra edebileceklerdir.Yaşamınızda sağlık işlerinizde başarılar diliyorum.

emin benli dedi ki...

Çok iyi bir konuya parmak bastığın için tebrik ederim.Tıp fakültelerinde balla ilgili araştırmalar ödenek yetersizliğinden yapılamıyor maalesef.Fakat Şevket kardeşimizin önerisini ben bizzat 9 Eylül tıp fakültesindeki yetkili kişilere götürdüm.Onlarda büyük bir hevesle kabul edip 100 kilo bal istediler araştırma gayesiyle.Ben parasız veremeyeceğimi belirtim.Bazı arkadaşların-Şevket kardeşimiz gibi- ücretsiz bal vererek araştırmalara katkıda bulunmak istediklerini açıkladım.Şimdi ücretsiz 100 kilo bal verecek gönüllüler aranıyor.DUYURULUR.

İlhami Uyar dedi ki...

Kurban bayramınızı kutlar sevdiklerinizle beraber daha nice bayramlar dilerim.